Neden ilkbaharı yaşamadan yaza geçiyoruz? ‘Bu yıl ‘La Nina’ çok güçlü’

Mart ayı boyunca etkili olan soğuk ve yağışlı havanın Nisan’da yurdu terk edeceği yorumları yapılıyordu ama tahminler pek tutmadı. Hem Nisan yağışlı ve soğuk geçti hem de Mayıs pek sıcak başlamadı. Bu yıl adeta ilkbaharı yaşamadan direkt yaza geçiş yapıyoruz. Peki bu yaşananları nasıl açıklamak gerekiyor? Mayıs sonuna kadar ve yaz aylarında bizi nasıl bir hava bekliyor? Uzmanlar hurriyet.com.tr’ye anlattı.

İklim değişikliği ve pek çok etken nedeniyle meteorolojik ezberlerimiz adeta bozuldu. Hatırlarsanız hepimize ilkokulda öğretilen bir kalıp vardı; Türkiye’de birçok bölgede yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise ılık ve yağışlı geçer. Fakat son yıllarda meteorolojik olarak yaşananlar tüm ezberleri bozuyor gibi…

Son bir-iki yıldır sonbaharı tam yaşamadan kış mevsimine, kış mevsiminden de yaza geçiyoruz. Bu yıl da durum pek değişmedi ve güneş, ilkbaharda yüzünü adeta göstermedi.

Örneğin bu yıl Mart, bahar ayı olmasına rağmen kışı hiç aratmadı. Nisan ayıyla birlikte Türkiye genelinde hava sıcaklıklarının artması bekleniyordu ama öyle olmadı.

Kısa aralıklarla sıcak ve soğuk hava dalgaları etkisini sürdürmeye devam etti. Hatta Nisan ayı normalden daha ılık geçti. Mayıs da şaşırtmadı ve montlar bir türlü rafa kalkmadı/kalkmıyor. Hâlâ yağmurlar görülüyor ve uyarılar yapılıyor.

KIŞ SICAKTI, MART SOĞUKTU

‘Bu yıl uzun süreli kuzey akımların etkisinde kaldık’

Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğum Meteoroloji Mühendisleri Odası Başkanı Fırat Çukurçayır, “Bu yıl ülkemizin uzun süreli kuzeyli akımların etkisi altında kalması nedeniyle soğuk havalar yaşadık” dedi ve şu bilgileri paylaştı:

– Öncelikle ülkemiz genelinde yaşanan kış mevsiminin Meteoroloji Genel Müdürlüğü kayıtlarına göre yaşanan en sıcak 17’inci kış olduğunu hatırlatmak isterim. İnsanlarımızda Mart ayı İlkbahar mevsiminin ilk ayı olmasına rağmen kış mevsimine dâhilmiş gibi bir yanılma nedeniyle sadece Mart ayı özelinden hareket ederek, kış mevsimin sert geçtiği algısı oluştu.
– Halbuki Mart ayının 1991-2020 yılları arasındaki uzun yıllar ortalama sıcaklık değeri 7.8 derecedir. 2022 Mart ayında ortalama sıcaklık ise uzun yıllar ortalama sıcaklığın 3.7 derece daha altında olmak üzere 4.1 derece oldu. Bu değerler kıyaslandığı zaman 1987 yılından günümüze kadar olan sürede en soğuk ikinci Mart ayı yaşandı.

– Ayrıca bu yıl ülkemizin uzun süreli kuzeyli akımların etkisi altında kalması nedeniyle hem Balkanlardan hem de Ukrayna ve Rusya üzerinden gelen soğuk hava ve buna bağlı cephe sistemlerinin etkisi altında kaldık.

Meteoroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Güven Özdemir de Şubat ayının son haftasında kutup kökenli soğuk hava kar yağışının etkili olduğunu ve Mart’ın da bu nedenle soğuk geçtiğinin altını çizerek, şu ifadeleri kullandı:

Neden ilkbaharı yaşamadan yaza geçiyoruz ‘Bu yıl La Nina çok güçlü’

“Bu yıl Mart boyunca soğuk hava ve yoğun kar yağışı, kendini iyiden iyiye hissettirdi. Mart ayının son haftasında Afrika kökenli sıcak hava dalgası etkili oldu ama çok da uzun sürmedi. Nisan’da da Türkiye genelinde sıcaklıklarının artması bekleniyordu ama olmadı. Nisan normalden daha ılık geçti. Özetle bahar mevsiminde olumsuz hava koşulları etkin bir şekilde kendini gösterdi. Bu nedenle pek fazla bahar havası yaşanmadı”

‘MAYIS’IN NORMALDEN SOĞUK VE YAĞIŞLI GEÇECEĞİ BEKLENİYOR’
Haberin Devamı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün sıcaklık analizi raporlarına göre, 2021 yılı mayıs ayı son 50 yılın en sıcak mayıs ayı olarak açıklanmıştı.

Bu yıl Nisan ve Mayıs aylarına baktığımızda ise güneşli gün yaşadığımız gün sayısı çok az. Mayıs ayının ortalarına az bir zaman kaldı ve hâlâ yağmurlar görülüyor, uyarılar yapılıyor.

Durum böyle olunca da şu soru akla geliyor; ‘Bu yıl yaşanan Mayıs ayını geçen yılla kıyasladığımızda şimdilik neler söylenebilir?’

Dr. Güven Özdemir “Mayıs ayında gün içerisinde ülkemizde iki farklı hava etkili oluyor. Gündüzleri öğlen saatlerinde sıcaklıklar 17-21 derecelere yükselirken güneşin batışıyla birlikte ve rüzgârın etkisiyle sıcaklık 9 ila 13 derecelere kadar düşüyor” dedi ve şu ifadeleri kullandı:

“Mayıs ayının son haftasına kadar serin havanın devam etme olasılığı var. Bu nedenle şimdilik Mayıs’ın normallerden soğuk ve yer yer yağışlı geçeceği, sıcaklık dalgalanmalarının ise sıklıkla devam edeceği tahmin ediliyor. Hatta denizlerimizdeki su sıcaklıklarının da normalden düşük olduğu gözleniyor.”

İLKBAHARDA GÖRÜLEN YAĞIŞLAR NORMAL Mİ?

Haberin Devamı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün raporuna göre, geçen yıl Mayıs ayında yağışların normaline göre yüzde 56 azaldığı açıklanmıştı. Bu yıl da ilkbahar aylarında yağışlar gördük. Hatta can çekişen barajlarda taşma tehlikesi bile yaşandı. Peki bu yılki yağışlar normal mi?

Fırat Çukurçayır, hem Nisan hem de Mayıs ayında gördüğümüz yağışların ülkemizi etkileyen hava kütleleri ve buna bağlı cephe sistemlerinin bir sonucu olduğunu söyledi ve ekledi:

– 2022 Mart ayında uzun yıllar ortalamasına göre başta Trakya, Marmara ve Ege bölgeleri olmak üzere yurdumuzun büyük bir bölümünde normallerinin altında yağış aldığımızı görebiliriz. Nisan ve Mayıs aylarında yağışlar gördük. Ama bunları yorumlamak için şu an erken.

– Fakat şunun altını çizmekte fayda var. Özellikle İstanbul’daki barajlardaki su seviyeleri üzerinden ne yazık ki bir algı yaratıldı ve iki yılı aşkın süredir yaşanan ve ülkemizin neredeyse tamamını etkileyen meteorolojik Kuraklık unutturuldu. Halbuki yağan bu yağışlar olumlu olsa da halen kuraklık riskini ortadan kaldıracak yağışlar değildir. Bu unutulmamalıdır.

Neden ilkbaharı yaşamadan yaza geçiyoruz ‘Bu yıl La Nina çok güçlü’

NASIL BİR YAZ BİZİ BEKLİYOR?
‘Bu yıl La Nina çok güçlü, etkisini bir türlü kaybetmiyor’
Geçtiğimiz yıllara göre bu yıl ilkbaharı tam anlamıyla yaşamadığımız artık bir gerçek. Durum böyle olunca da yaz için endişeler artıyor. Bu yaz Türkiye’yi sıcak ve kurak aylar mı yoksa serin ve yağışlı günler mi bekliyor?

Fırat Çukurçayır, İklim değişikliğinin tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de birçok yönden etkisini gösterdiğini ve özellikle mevsim geçişlerinin çok daha kısa sürelerde gerçekleştiğinin altını çizerek “Daha çok ve daha etkili sıcak hava dalgalarına maruz kaldığımız bir gerçek. Mevsimsel tahminler her ne kadar ülkemiz için mevsim normallerinin üzerinde sıcaklıklar öngörse de gerçekleşme tutarlılığı az olan tahminlerdir” dedi ve şu detayı paylaştı:

“Meteoroloji Genel Müdürlüğü mevsimsel tahminlerinde Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında hemen her bölgemizde mevsim normalleri civarında yağışlar beklenirken tüm Türkiye’de mevsim normallerinin üzerinde sıcaklıklar bekleniyor.”

Neden ilkbaharı yaşamadan yaza geçiyoruz ‘Bu yıl La Nina çok güçlü’

Dr. Güven Özdemir ise bu yıl ‘La Nina’ etkisinin çok güçlü olduğuna dikkat çekerek, şu bilgileri paylaştı:
– Bu yıl La Nina çok güçlü, etkisini bir türlü kaybetmiyor. Kuzey bölgelerimizde hava sıcaklıkları normallerin altında seyrederken ülkemizin güneyi mevsim normallerine yakın gözüküyor. Bu durum bize Haziran ayının ilk iki haftasında sıcaklık değerleri ortalamaların biraz altında olacak ve kurak geçecek. Temmuz ve Ağustos aylarının da geçtiğimiz yılın yaz aylarına göre çok sıcak ve kurak geçeceğini söyleyebilirim.

– Bu nedenle kuraklık ve Orman Yangınları gibi afetler için acil tedbir alınmalı her belde de risk yönetimleri oluşturulmalı. Suyumuzu da dikkatli kullanmalıyız. Örneğin şu an İstanbul’a su sağlayan barajlarda doluluk oranı yüzde 87 civarında. Bu oran yaz için yeterli gibi gözükse de sonbahar yağışları olmazsa su sorunu yaşanabilir.

La Nina, rüzgârın şiddetinin değişmesinden ya da yön değiştirmesinden dolayı oluşan bir okyanus olayıdır. Örneğin Doğu Pasifik Okyanusu’nda oluşan La Nina olayında deniz suyu 3 ile 5 derece arası olması gerekirken daha soğuk olur. La Nina yaklaşık 5 ay kadar sürer ve kuzey Amerika’nın iklimi üzerinde muazzam etkileri vardır. Bazen Atlantik Kasırgasını bile etkiler.

‘YAZIN TOZ FIRTINALARI YAŞAMAMIZ MÜMKÜN’

Bu yıl toz fırtınası da oldukça fazla yaşadık. Marmara, Ege, İç Anadolu, Batı ve Orta Karadeniz’de etkisini gösterdi. Önümüzdeki günlerde ya da yaz aylarında toz fırtınası yaşanır mı?

Fırat Çukurçayır, “Yaz aylarında belli koşulların oluşması halinde her zaman toz fırtınaları yaşamamız mümkün” dedi ve toz fırtınası ile ilgili şu detayları paylaştı:

– Afrika’dan kalkan çöl tozları çok kuvvetli üst seviye rüzgarları ile belirli bir rotayı takip ederek kuzey yarı küreyi etkiler. Özellikle tarım alanları için çok yararlı mineraller taşıdığı için yararlı olduğunu iddia edenler olduğu gibi görüş mesafesini azaltması ve ulaşımda aksamalara yol açması, üst solunum yollarını olumsuz etkilemesi nedeniyle zararlı olduğunuz iddia edenler de var.

– Yaz aylarında belli koşulların oluşması halinde her zaman toz fırtınaları yaşamamız mümkün. Bu koşullar uzun süre yağış azlığı veya eksikliği nedeniyle oluşacak kurak bir yüzey ve kararsızlığa bağlı kuvvetli dikey faaliyetlerden kaynaklanan kuvvetli rüzgarlar. Bu koşulların oluşması halinde mevsimlere bağlı olmadan her zaman yerel ya da bölgesel toz fırtınalarını görmemiz mümkün.