Tarlaların sarı örtüsü kanola

Kanola ya da kolza özellikle son 15 seneden beri başta Trakya bölgesi olmak üzere tarım alanlarını sarıya boyuyor. Diğer yağlı tohumlu bitkilere kıyasla daha ekonomik üretim avantajı sağlayan kanola özellikle bitkisel yağ ve biyoyakıt üretiminde ilk tercihler arasında yer alıyor. Kanolaya dair merak edilenleri tarlasera.com anlatıyor.

 

Kanolanın Türkiye yolculuğu

Kanolanın Türkiye’ye 1960’lı yıllarda Romanya ve Bulgaristan’dan gelen göçmenler aracılığıyla ve kolza adıyla getirildiği biliniyor. İlk olarak günümüzde de yoğun olarak üretildiği Trakya bölgesinde bitkisel yağ kaynağı olarak ekim alanı bulan bitkinin bölgedeki yayılımı özellikle 2006 yılından itibaren hızla gelişerek 30 bin dekara kadar ulaştı.

 

 

Kolza mı kanola mı?

20. yüzyılın ortalarında hızla yaygınlı kazanan kolza bitkisinin ekimi, bitkinin yağında insan sağlığı için zararlı olan erusik asit bulunmasıyla 1979 yılında yasaklandı. Hemen ardından ise erusik asit içermeyen türler geliştirilme çalışmaları başladı. Bu yeni türler ilk defa Kanada’da yürütülen ıslah çalışmaları sonucu elde edildiğinden bitkiye “Canadian Oil Low Acid” (Düşük Asitli Kanada Yağı) sözcüklerinin kısaltması olarak “kanola” adı verildi.

Gıda endüstrisini besliyor

Önemli bir bitkisel yağ kaynağı olan kanolanın tohumu yüzde 38-50 oranında yağ içeriyor. Zeytinyağı ve yerfıstığı yağı ile benzer bileşenler içeren kanola yağı, birçok bitkisel yağa kıyasla daha ekonomik olması nedeniyle de geniş bir tüketim alanına sahip. Özellikle işlenmiş gıdaların yapımında kullanılan kanola yağının sofralık kullanımı da oldukça yaygın.

Biyoyakıt devriminin başrolünde

Kanola bitkisel veya hayvansal yağlardan elde edilen bir yakıt türü olan biyodizelin yapımında kullanılan en önemli bitkilerden. Üretim maliyetlerinin düşük olması ve biyodizel üretim standartlarına en iyi şekilde uyum sağlaması nedeniyle ilk tercihler arasında yer alıyor. Ortalama yüzde 40 yağ içerdiği düşünülen 2,4 kg kanola tohumundan yaklaşık 1 litre biyodizel elde edilebiliyor.

Hayvansal üretime de katkı sağlıyor

Kanola bitkisi insan beslenmesinin yanı sıra hayvansal üretimde de kullanılıyor. Bitkinin yağ elde edildikten sonra kalan geriye kalan küspesi hayvan yemi olarak değerlendiriliyor. Ayrıca kanolanın sarı rengi ve yoğun yapısıyla dikkat çeken çiçekleri arıcılık faaliyetlerinde de kullanılıyor.

Üretimi havza bazlı olarak destekleniyor

Kanola bitkisi Türkiye Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli kapsamında desteklenen yağlık tohumlar arasında yer alıyor. Bu havzalar arasında yalnızca Trakya değil İç Ege’den Orta Karadeniz’e farklı bölgeler de var. Kanola üretimi Tekirdağ ve Konya’da 11, Edirne’de 9, İstanbul ‘da 7, Çanakkale’de 6, Kırklareli’nde 5, Balıkesir ve Bursa’da 3, İzmir’de 2, Ankara, Bilecik, Kocaeli, Samsun ve Uşak’ta 1 olmak üzere Türkiye genelinde toplam 62 havzada destekleniyor.