Üreticide 10 lira rafta alarm çalıyor

Süt fiyatı son bir ayda 3 kez zamlanarak üreticide 10 liranın üstüne çıktı. Süt arzında ciddi problem yaşandığını kaydeden sektör temsilcileri, sanayicinin tedarik için üreticiye ekstradan fiyat farkı verdiğini belirtiyor. Tüketimin %70’ini oluşturan private label markalı en ucuz 1 litre yağlı süt 15,5 liradan satılıyor.

Ulusal Süt Konseyi’nin (USK) 14 Ekim’de çiğ süt tavsiye fiyatını 8,5 lira olarak açıklaması ve 50 kuruş devlet desteğinin ardından süte gelen zamlar, üreticide fiyatı 10 liranın üstüne çıkardı. Süt fiyatına üreticide son bir ayda 3 kez zam geldiğini ve arzda ciddi sorunların yaşandığını belirten sektör temsilcileri, sanayicinin süt bulabilmek için üreticiye ekstradan fiyat farkı verdiğini ifade ediyorlar. Süt tüketiminin yüzde 70’ini discount marketlerin private label (PL) markalı ürünleri oluşturuyor ve en ucuz 1 litre yağlı süt 15,5 liradan satılıyor. Markalılarda ise en pahalı yağlı süt 24,90 liradan satılıyor. Son dönemde rafta markalı ürünlerin bulunabilirliğinde bir sorun yaşanmazken, private label markalarda ise kısmen sorun yaşanmaya başladı. Sektör temsilcileri, söz konusu sorunun ambalaj eksikliği, sütte kalite sorunu, fiyat geçişleri ve hayvan kesiminden dolayı çiğ süt arzının düşmesi gibi nedenlerden kaynaklandığını aktarıyorlar. Diğer yandan dışarıda açık satılan sütün fiyatı ise İstanbul’da semtine göre 18 ile 25 lira arasında değişiyor. Yem süt paritesi de USK’nın ağustos maliyet hesaplamasına göre yem fiyatı 6 lira 35 kuruş baz alındığında 1,57 liraya yükselmiş oluyor. İlk 10 ayda süt tozu ihracatı da tonajda geçen yıla göre yüzde 6,1 azalışla 44 bin 148 ton olarak gerçekleşti.

Son 1 ayda süte 3 kere zam geldi

Muhtemel süt arzı sıkıntısında yoğurt, peynir ve diğer süt ürünlerinde de sorun yaşanacağını belirten Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği (ASÜD) Denetleme Kurulu Üyesi Hakan Kazancıgil, halihazırda söz konusu ürünlerde bir problem yaşanmadığını söyledi. Çiğ sütte bir sorunun olduğunu ama kalitede de ciddi sorunların yaşandığını belirten Kazancıgil, kış aylarında sütün azalmasından dolayı gerekli kontrollerin yapılamadığını aktardı. Ambalaj bulunabilirliğinde ise kriz seviyesinde olmasa da teminde sorunlar olduğunu ifade eden Kazancıgil, “Bir diğer önemli sorun da fiyat geçişlerinin parça parça geliyor olmasından kaynaklanıyor. Son 1 ayda süte 3 kere zam geldi. Bu zamlar tek seferde gelmiş olsaydı, biz de bunu yansıtıp geçerdik. Her gelen zamla tekrar zam yapılmak zorunda kalınıyor. Son gelen zamlarla süt üreticiden 10 liranın üzerinde alınıyor. Konya ve sütün yoğun olduğu bölgelerde 11 liradan bahsediliyor. Süt bulmak için sanayici fark veriyor ve bu da ekstra bir zam demek oluyor. Fiyat geçişlerinden dolayı ucuz satmaktansa işlememek daha mantıklı bulunabilir. Diğer yandan bu yılın ocak-eylül döneminde toplanan inek sütü miktarında yüzde 2,7’lik bir azalma görülüyor. Bu miktar büyük bir problem değil bence” dedi.

“Sanayiciler birbirinin sütünü almaya çalışıyor”

Ambalaj tarafında tetra pak kağıt tedarikinde sorunların olduğunu belirten Teksüt Yönetim Kurulu Üyesi Arda Aksaray, şu anda sorunun çözümü için üretimin artırıldığını ama şimdi de süt sıkıntısının olduğunu ifade etti. Firmaların süt bulmakta güçlük çektiğini anlatan Aksaray, “Discount marketlerin istediği fiyatlara ürünler verilmiyor. Piyasada sütün fiyatı 10 lira olarak yer alıyor, fabrikaya gelişi ise 10,5 ile 11 lira arasında değişiyor. Sanayiciler birbirinin sütünü almaya çalışıyor. Sütte de geçmiş dönemlere göre bir azalma var maalesef. Marka olarak şu an bizim tarafımızda tedarikte herhangi bir sıkıntı yok” ifadesini kullandı.
Sütte yaşanan bu durumu etkileyen nedenlerden bir tanesinin de Rusya-Ukrayna savaşı olduğunu dile getiren Aksaray, Türkiye’ye belli bir dönem yem hammaddesinin gelmemesinin fiyatları artırdığını vurguladı. Aksaray, “Üretici yemi istediği fiyattan tedarik edemedi ve doğal olarak hayvan kesimine gitti. Hayvan kesimiyle süt azaldı. Yeniden bir hayvanın yetişip süt vermesi bir yılı buluyor” dedi.

“Süt eksikliğinden dolayı üretimde %30 düşüş yaşıyoruz”
Sanayicinin pazarda ürün fiyatını çok rahat belirleyemediğini ve süt üreticisine geç ödeme yapıldığını aktaran Muratbey Peynircilik Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Erol, bu nedenlerden dolayı süt üreticilerinin bu yıl yoğun şekilde hayvan kestirdiğini söyledi. Hayvan kesiminin sürekli gündemde olduğunu belirten Erol, “Bu fırtınanın geleceği belliydi ama bir şey olmaz mantığıyla hareket edildi” dedi. Bu dönemde marketçinin kendi kârına baktığını, sanayicinin idare etmeye çalıştığını ifade eden Erol, ama zincirin en zayıf halkası olan üreticiler büyük ölçüde ithal girdi olan soya, arpa, mısır ve kepek gibi hammaddelerden dolayı üretim yapmaktan vazgeçip sonunda hayvanları kesime gönderdiklerini söyledi. Şu an süt eksikliğinden dolayı geçen yıla göre tonaj bazında yüzde 30 bir üretim düşüşü yaşadıklarına vurgu yapan Erol, “Son bir ayda bir kez USK fiyat artırdı. USK’nın fiyatına göre liste hazırladık, üreticiler bu fiyatı beğenmediler ve tekrar ikinci bir artış oldu. En son geçen hafta tekrar toplantı yapıldı ve süt fiyatı üçüncü kez artmış oldu. Fiyat geçişlerinde biz 15-20 gün geriden geliyoruz ve zararına mal satıyoruz. Bir ayda 3 kere fiyat değişti. Sistemin ayakta kalması için perakendeci de sanayici de üretici de lazım. En sonunda Türk halkının bunları tüketebiliyor olması lazım. Herkesin sistemin içinde yaşayabilmesi için verimliliğini gözden geçirmesi gerekiyor” diye konuştu.
ekonomim.com